Madrid gezilecek yerler yazısı her tarafında İspanya Madrid’de gezilecek yerler hakkında detaylı bilgiler paylaşmaya çalışacağım. Yazı baştan başa şehirde gezip görmeniz gereken en hoş ve manâlı 20 yer hakkında detaylı bilgiler ve fotoğrafların yanı sıra gezi noktalarının giriş ücretleri, ziyaret saatleri gibi manâlı bilgileri bulabilirsiniz. Yazı sonunda ise Madrid gezilecek yerler haritası ile Madrid gezilecek yerler videosunu bulabilirsiniz.
Madrid Gezilecek Yerler Rehberi
Coğrafi özellik bakımından Ankara ile büyük benzerlikler bildiren İspanya’nın başkenti Madrid, tarih sahnesine 12. yüzyılda Toledo’ya giden Müslümanlar bir uçtan bir uca çıkmış bir kent. Şehir Halkı, turistik anlamda her ne değin Barselona’nın gerisinde kalsa da gezginlere birbirinden şık Neo-Herzamanki yapılar, 24 saat canlılığını yitirmeyen caddeler, popüler restoranlar ve hareketli gece hayatı sunuyor.
Eğer Madrid’de kalacağınız otelinizi kendiniz seçecekseniz Madrid’de nerede kalınır? başlıklı yazımı mutlaka okumanızı nasihat ederim. Yazı her tarafında son Madrid seyahatimde konaklayıp hoşnut kaldığım 4★ Eurostars Casa de la Lírica ilk kez elde etmek üzere 3★ Ibis Styles Madrid Prado, 4★ Hotel Liabeny, 5★ Eurostar Madrid Tower gibi şehirdeki en popüler otelleri inceleyebilirsiniz.
Madrid Gezilecek Yerler Listesi
Kastilya’ya özgü samimiyeti ve cana yakınlığı ilk andan itibaren hissedebileceğiniz başkent Madrid’de gezilecek yerlerin büyük kısmı şehir halkı merkezinde yer alıyor. Uzatmadan Madrid gezilecek yerler listemize geçelim…
1. Puerta del Sol

Günümüzdeki görünümünü 19. yüzyılın ortalarında edinen Puerta del Sol kentin; kültürel, siyasi ve sosyal hayatının merkezi konumunda. Hem çevresinde turistik anlamda çekiciliğe sahip inşa ve anıtların bulunması, kente gelen gezginlerin büyük bir kısmının meydanı Madrid gezilecek yerler listelerinin ilk sırasına koymalarına neden oluyor.
Calle Mayor, Calle Arsenal, Calle Arcalá gibi çoğu tarihi sokağa bağlantısı olan alanda alaka toplayan yapıların başında Casa de Correos’un ön tarafında yer alan saat geliyor. Tam karşı çevresi resim çektirenlerle doymuş olan “0 Kilometre” plakası bulunan saatin önünde her yıl 31 Aralık’ta binlerce kişi toplanıp, uzun vakit önce gelenekselleşen 12.00’da 12 üzüm yeme ritüelini gerçekleştiriyor.
1812 Anayasası’nın ve 1873’te birincil cumhuriyetin ilanlarına tanıklık eden meydanı süsleyen anıtlar ise kentin simgelerinden biri farzedilen Ayı ve Çilek Ağacı ile 18. yüzyılda kentin modern bir görünüme kavuşması için uğraş harcayan III. Charles heykelleri.
2. Plaza Mayor

Geçmişi Madrid’in başkent olmasından önceye dayanan ve eski adı Plaza del Arrabal olan Plaza Mayor, II. Philip’in sarayını kente taşımasının gerisinde 1617-1620 yılları aralarında Mimar Juan Gomez de Mora gözetiminde inşa edilmiş.
Ortasında Giambologna’nın tasarladığı ve 1616’da Pietro Tacca’nın tamamladığı III. Philip Heykeli’nin yer aldığı üçgen biçimli meydanı, 16. yüzyılın sonlarına dürüst Diego Sillero önderliğinde inşa edilen Casa dela Panaderia çevreliyor.
Günümüze sadece bodrum ve zemin katları orijinal görünümlerini koruyarak ulaşabilen yapının dış görünümü yüzyıllar içerisinde birçok kere değiştirilirken kentin tarihini anlatan hikâyelerle benzer Tanrıça Kibele gibi çok sayıda mitolojik figüre yer verilmiş.
Geçmişte öyle fazla defa yangın felaketlerinin yaşandığı alandaki bir diğer alımlı yapıysa 1790’da çıkan yangından sonra inşa edilen 9 kapıdan birisi olan Arco de Cuchilleros. Çevresinde çok sayıda yeme-içme mekânının faaliyet gösterdiği meydana 17. yüzyıldan beri büyükçe bir Noel pazarı kuruluyor.
3. Madrid Kraliyet Sarayı

Taç Salonu, Gasparini Odası ve Kraliyet Şapeli gibi ihtişamlı bölümleri yoluyla her yıl binlerce turisti kendisine çeken Madrid Kraliyet Sarayı, 14. yüzyılda I. Charles ve oğlu II. Philip göre kraliyet ailesi için ikametgâh haline getirilen yapının 1734’te yanması sonucu V. Philip’in emriyle yapı edilmiş.
Saray içerisinde barındırdığı koleksiyonlar bir uçtan bir uca konuklarına İspanya Kraliyet Ailesi’nin yaşayış biçimi hakkında değerli bilgiler veriyor. 13. yüzyıldan itibaren İspanya kralları da dâhil edinmek üzere kraliyet ailesi üyelerinin kullandıkları zırh ve silahlar ihtişamlı yapının cephanelik bölümünde sergileniyor.
Tablo Galerisi’nde ise Luis Morales, Caravaggio, Goya, Sorolla, Juan de Flandes gibi meşhur ressamların öbür dönemlere ait çalışmalarına yer veriliyor. Bu bölümlere ilave olarak Ekim 2017’den beri görkemli Kraliyet Mutfağı da ziyaret edilebiliyor. Saraya Çarşamba günü giderseniz muhafızların çekici nöbet değişimi törenini izleme fırsatı yakalayabilirsiniz.
Adres: Calle de Bailén, s/n, 28071 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-20.00Ücret: 11 EuroWeb: patrimonionacional.es/real-sitio/palacios/6039
4. Prado Müzesi

İspanyol sanatının öbür dönemleri hakkında değerli bilgiler barındıran 8.600 tablo, 700’ün üstünde heykel ile çok miktarda çizim, oyma zorlama, para ve madalyadan oluşan dev koleksiyona sahip Prado Müzesi, kapılarını ziyarete öncelikle 1819 yılında açmış.
Kraliçe Isabella’nın ricası doğrultusunda faaliyete geçen kültürel tesisin Juan de Villanueva tarafından tasarlanan başlıca binasında hem aralarında Rembrant, Rubens, Van der Weyden gibi isimlerin imzalarının olduğu Flemenk, Flaman, Fransız, Alman sanatının özelliklerini yansıtan kıymetli eserler de sergileniyor.
Ana binanın arkasında yer alan yapılardan Mimar Rafael Moneo gözetiminde yapı edilen yapı geçici sergilere konut sahipliği yaparken, El Buen Retiro kütüphane ve okuma salonu olarak kullanılıyor.
Adres: Paseo del Prado, s/n, 28014 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-20.00Ücret: 15 EuroWeb: museodelprado.es
5. Parque del Retiro

Ortasında küçük sandallarla gezinti yapılabilen suni bir göl bulunan Parque del Retiro, 1,4 kilometrekarelik alanıyla Madrid şehir halkı merkezindeki en büyük yeşil bölge konumunda.
Geçmişi 17. yüzyıla değin uzanan park, 20. yüzyılın başında Kral XII. Alfonso kadar Madrid halkına armağan edilmiş. 15.000 ağacın yanı sıra elle beslenmeye alışılmış fazla sayıda sincaba yuva olan parkı çoğu gezgin rahat dolu ortamı ve barındırdığı sanat eserleri nedeniyle Madrid gezilecek yerler listelerinde bulunduruyor.
İçerisinde 11 Mart olaylarında hayatını kaybedenler için oluşturulmuş bir anı ormanı olan dev boyutlu yeşil alanda sanat eserleri Velazquez ve Cam saraylarında sergileniyor. Hem Arjantin Yolu üzerinde de kraliyet ailesine ait fazla sayıda heykel bulunuyor. Her türden gülün ekili olduğu Roselada ise dünyanın halka açık şekilde sergilenen tek şeytan heykeli unvanını taşıyan, Ricardo Beliver’ın Lucifer – Cennetten Düşen Melek adlı eserine ev sahipliği yapıyor.
Adres: Plaza de la Independencia, 7, 28001 MadridZiyaret Saatleri: 06.00-00.00
6. Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Merkezi Müzesi

Ülkenin en büyük modern sanat koleksiyonunu bünyesinde barındıran Centro de Arte Reina Sofia, 20. yüzyıl İspanyol modern sanat eserlerine odaklı geniş koleksiyonu ile ilgiyi üzerine çekiyor. 1805 yılında General San Carlos Hastanesi’ne konut sahipliği yapması için Francisco Sabatini gözetiminde inşa edilen tarihi binada 1978’den beri etkinlik belirten müze, Thyssen-Bornemisza ve Prado müzeleri ile birlikte Madrid’in Altın Sanat Üçgeni’ni oluşturuyor.
Juan Gris, Joan Miro, Pablo Serrano başta almak üzere böylece çok İspanyol sanatçının değişik dönemlerde ürettikleri çalışmaların sergilendiği kültürel tesisin odak noktasında ise Salvador Dali ve Pablo Picasso yer alıyor.
Picasso’nun, 1937 yılında Nazi pilotlarının yeni tasarlanan topa tutma uçağını test etmek için gerçekleştirdikleri katliama karşı duyduğu üzüntüyü ve öfkeyi yansıttığı ünlü tablosu Guernica’yı inceleme fırsatı bulacağınız müzenin en düşük içerisindeki sanat eserleri değin görkemli üstelik bahçesi bulunuyor.
Adres: Calle de Santa Isabel, 52, 28012 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-21.00Ücret: 10 EuroWeb: museoreinasofia.es
7. Plaza de Cibeles

Şehir Halkı merkezi ile Salamanca ve Retiro semtlerinin kesiştiği noktada bulunan Plaza de Cibeles, Neo-Alışılmış mimarinin kentteki en başarılı örnekleri olarak gösterilen Kibele Sarayı, İspanya Merkez Bankası Binası ve Linares Sarayı ile çevrelenmiş.
Meydana bakan binalar arasında ayrıca ordunun hizmetinde olan Buenavista Sarayı bulunuyor. Alanın görkemini ise ortasına 1895 yılında yerleştirilen ve Madrid Meydanı olan isminin değişmesine neden olan Kibele Çeşmesi arttırıyor. Üstünde Tanrıça Kibele’yi tanımlama eden bir figürün bulunduğu çeşmedeki iki aslan, mitolojik karakterler Hippomenes ve Atalanta’yı sembolize ediyor. Kibele, Real Madrid taraftarları arasında zaferi temsilci bir sembol olduğu için meydan futbol takımının kazandığı önemli maçlardan sonradan çoğu kez kutlamalara ev sahipliği yapıyor.
8. Gran Via

Alcalá Caddesi’nden İspanya Meydanı’na kadar uzanan Gran Via, ününü üstünde yer alan ve her yaştan bireye hitap eden varlıklı alışveriş, gösteri, yeme-içme olanaklarına borçlu. Günümüzde kullanılan adıyla anılmaya 1981 yılında başlanan sokak üzerindeki bu mekânların çoğu Art Deco, Neo-Alışılmış, Mudejar stili mimariyle tasarlanmış binalar içerisinde etkinlik gösterirken; sıra dışı ve bohem ziyafet hayatından hoşlananlar için en ideal yerler Chueca ve Malasana’da bulunuyor. Hatta alışveriş için caddenin yakınındaki Fuencarral’ı da ziyarete edebilirsiniz.
Gran Via’yı gezerken vaktinizi ayırabileceğiniz yapılarsa çatısında Tanrıça Nike heykeli bulunan Metropolis Binası, 1917’de inşa edilen Edificio Grassy ile Avrupa’nın ilk gökdeleni konumundaki Telefonica Binası.
9. Santiago Bernabéu Stadyumu

Dünyanın en büyük ve ünlü futbol sahalarından birisi olan Santiago Bernabéu, sporseverlere kapılarını ilk önce 1947 yılında açmış. Adını 1943-19778 yılları aralarında yöneticiliğini yapan efsanevi şahsiyetten alan 85.454 oturma kapasiteli stadyum içerisinde 245 VIP bölümü, 4 restoran ve fazla sayıda alışveriş alanı yer alıyor.
Açıldığı tarihten günümüze dek birçok finale sahne olan spor tesisinin gezginler açısından en manâlı bölümü olaraksa kupa ve ödüllerle batmış müzesi gösteriliyor. Real Madrid’in kazandığı şampiyonluklarla ilgili kıymetli bilgiler içeren bu müzeye yönelik rehberli tur, başkanlık bölümünden başlıyor ve devamında saha, soyunma odaları, Tarihin En İyi Kulübü Odası, Sansasyonlar Odası gibi kısımlar ziyaret ediliyor.
Adres: Av. de Concha Espina, 1, 28036 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-19.00Ücret: 24 EuroWeb: realmadrid.com/entradas/tour-bernabeu
10. Thyssen-Bornemisza Müzesi

Madrid gezilecek yerler listesinde görmenizi önereceğim sıradaki mekân, Avrupa sanatının 800 yıllık süreçteki gelişimine ışık tutan Thyssen-Bornemisza Müzesi.
Kültürel tesisin birincil koleksiyonu, 1920’li yıllarda çok sayıda tabloya sahip olan Baron Heinrich’in ölümünün ardındaki oğlunun elindeki eserleri İspanyol Hükümeti’ne satması sonucu oluşturulmuş. Günümüzde İngiliz Kraliyet Ailesi’ninkinden sonradan dünyanın en büyüğü olma özelliğine sahip 1.600 eserlik koleksiyonun bu unvanı kazanmasında Baron ve eşinin sonradan yaptıkları bağışların payı büyük.
Erken dönem İtalya’dan Alman Rönesansı’na, 19. yüzyıl Amerikan sanatından Rus Konstrüktivizm’ine değin farklı akımları bünyesinde toplamayı başaran müzede eserlerini inceleme fırsatını bulabileceğiniz sanatçıların başında Rodin, Salvador Dali, Caravaggio, Albrect Dürer ve Pablo Picasso geliyor.
Adres: Paseo del Prado, 8, 28014 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-19.00Ücret: 12 EuroWeb: museothyssen.org
11. Almudena Katedrali

Madrid Kraliyet Sarayı’nın bütün karşısından yer alan Almudena Katedrali, mimari özellikleri ve müzesinde barındırdığı din temalı hazineler değin 1879’dan 1960’a kadar süren çileli inşa süreciyle de ilgi topluyor.
İlk planları Francisco de Cubas kadar kilise olacak şekilde çizilen yapının temeli 1883’te atılmış. Fakat Papa XIII. Leo’nun Madrid-Alcalá Başpiskoposluğu’nu kurmaya karar vermesi sonucunda kilise projesi askıya alınarak, bir katedral yapımı gündeme gelmiş. 18. yüzyıl Fransız Gotik anlayışından esinlenilerek yapımına başlanan yeni projenin ilerleyişi önce İspanya İç Savaşı ardındansa mali sorunlar nedeniyle iki defa durmuş.
Her iki dönemde de mimari özellikleri değiştirilen katedralin iç kısmının süslemeleri 1955’te, dış kısmıysa 1960’ta tamamlanmış. Kulesinden Madrid’in görkemli manzarasını izleyebileceğiniz dini yapının tavan süslemeleri ve sunak taşı en göze çarpan kısımlarını oluşturuyor.
Adres: Calle de Bailén, 10, 28013 MadridZiyaret Saatleri: 09.00-20.30Ücret: 6 Euro (Müze)Web: catedraldelaalmudena.es
12. Debod Tapınağı

Parque del Oeste içerisinde yer alan Debod Tapınağı, ilk olarak M.Ö. 2. yüzyılda Meroě Kralı Adljalamani’nin emriyle Tanrı Amun’a adanmak üzere küçük bir şapel olarak yapı edilmiş. daha sonra tahta geçen hükümdarlar kadar dört tarafı genişletilerek, Tanrıça İsis’e adanmış bir tapınağa dönüştürülen dini inşa, Güney Mısır’da yaşayan halkın M.S 6. yüzyılda din değiştirmeleri üstüne kapatılmış.
20. yüzyılın ortalarında Aswan Barajı nedeniyle tapınağın varlığı tehlikeye girince araya UNESCO girmiş ve Darı Hükümeti 1968 yılında yapıyı İspanya’ya bağışlamış. Aslına uygun bir şekilde baştan inşa edilerek 1972’de halka açılan yapının ihtişamlı tarihi, konuklara modeller ve duvara yansıtılan videolar aracığıyla anlatılıyor. İç kısmındaki bölümleri görmek isteyen konuklara ise 30 şahsiyet gruplar halinde ve sadece 30 dakika süreyle yapıya giriş izni veriliyor.
Adres: Calle Ferraz, 1, 28008 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-20.00Web: templodedebod.memoriademadrid.es
13. Puerta de Alcalá

Uyumun ve şıklığın bir örneği olarak gösterilen Puerta de Alcalá, 1769-1778 yılları aralarında Mimar Sabatini’nin gözetiminde yapı edilmiş. Kral III. Charles’ın kentin görünümünü güzelleştirmeye yönelik onarım çalışmalarının bir parçasını yaratıcı kapının 3 kemeri kavisli, kenarlardaki ikisi ise dikdörtgen biçiminde tasarlanmış. Bağımsızlık Meydanı’nın görkemini arttıran yapının üst kısmında bulunan melek süslemeleri Robert de Michel’in imzasını taşırken, kraliyet armalarını Francisco Gutiérrez kadar yapılmış.
Adres: Plaza de la Independencia, 1, 28001 Madrid
14. Plaza de Espana

Zengin ur ile dikkat çeken Plaza de Espana, büyük kasaba merkezindeki 2,7 hektarlık alanı kaplıyor. Julián ve José María Otamendi Machimbarrena kardeşlerin eseri olan görkemli Madrid Tower ile Edificio España’ya komşu olan meydan üzerinden Gran Via, Princesa, Cuesta de San Vicente caddelerine gidilebiliyor. böylece yıl boyunca topluluk olan alanın ortasındaki havuzun başındaysa gezginleri Cervantes’e adanan Don Kişot ve Sanço Panza Heykeli karşılıyor. Bu anıtın hemencecik yanındaki heykelse dünyanın birincil romanı sayılan eserin başkahramanının uğruna türlü maceralara atıldığı Tabasolu Dulcinea’ya ait.
15. El Rastro

Pazar günleri ve resmi tatillerde açılan El Rastro, Latin Mahallesi’ndeki Ribera de Curtideores ile Plaza de Cascorro’yu merkezine bölge geniş bir bölgeyi kaplıyor. Gezginlerin geniş alışveriş olanaklarından davranmak ve kapladığı alan içerisindeki tarihi yapıları bakmak için Madrid gezilecek yerler listelerine ekledikleri pazarda 1.000’in üstünde satıcı el yapımı ürünlerden giyim eşyalarına, mutfak eşyalarından plaklara ve ikinci el dergilere kadar farklı alanlara yönlendirilmiş dönemlerden kalma farklı nesnelere tezgâhlarında yer veriyor.
Pazarın kurulduğu bölgede görülmeye bedel yapıların başında Barok tarzdaki Iglesia de San Cayetano ile Kraliyet Tütün Fabrikası geliyor. Pazarı gezdikten daha sonra karnınız acıkırsa Ribera de Curtideores çevresindeki yeme-içme mekânlarına uğrayabilirsiniz.
Adres: Plaza de Cascorro, 28012 MadridZiyaret Saatleri: 09.00-15.00
16. Mercado de San Miguel

Plaza Mayor’a birkaç yüz metre uzaklıktaki Mercado de San Miguel, taze çiftlik ürünlerinin kentte satıldığı en eski mekânların başında geliyor. Cam ve metal malzemenin başarıyla harmanlandığı oldukça gösterişli bir inşa içerisinde faaliyet belirten pazar yeri 1916 yılında açılmış.
Et, balık, meyve, sebze ve şarküteri ürünleri ile dolu tezgâhları doğruca gastronomi tutkunları için bir tapınağı hatırlatan pazarda satı yapılan alanlarla birlikte birbirinden hoş sunumlarıyla insanı baştan çıkaran tapaslar sunan yeme-içme bölümü bulunuyor. Bu alandan ısmarladığınız yiyeceklerin tadına ister yapının ortasında yer alan oturma bölümünde isterseniz de barlarda yer alan tezgâhlara tepsinizi koyup ayakta bakabilirsiniz. Hafta içi 00.00’da kapanan mekân, hafta sonları 02.00’a kadar ziyaretçi kabul ediyor.
Adres: Plaza de San Miguel, s/n, 28005 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-00.00Web: mercadodesanmiguel.es
17. Plaza de Toros de Las Ventas

Kent merkezinin doğusundaki Salamanca Bölgesi’nde 1931 yılında inşa edilen Plaza de Toros de Las Ventas, ülkede popüler Corrida (boğa güreşi) kültürü hakkında birbirinden kıymetli bilgiler barındırıyor. Yapımında Neo-Mudéjar mimari tarzının benimsendiği ve üstü el işi kiremitlerle kapatılan Las Ventas Arenası, müsabakalar esnasında 27 sıra Tendidos’u (oturma yeri) aracılığyla 23.798 kişiyi ağırlayabiliyor.
Yapıda güreşlere ayrılan alanlar açık havada Las Ventas’ın tarihini anlatan boğa güreşi temalı bir müze ile Meksika ve Madrid’in koruyucu azizlerine adanmış bir şapel bulunuyor. Arena kısmı müzik organizasyonları için de kullanılan tesisi, 8 dilde gerçekleştirilen rehberli turlara katılarak gezebilirsiniz.
Adres: Calle de Alcalá, 237, 28028 MadridZiyaret Saatleri: 10.00-18.00Web: las-ventas.com
18. Real Basílica de San Francisco el Grande

Sahip olduğu Zurbarán ve Goya tabloları baştan sona iç kısmının ihtişamı daha da büyüyen Real Basilica de San Francisco el Grande, 1761’de Francisco de las Cabezas tarafından inşa edilmeye başlanmış. Orta Çağ’da manastır olarak kullanılan eski bir dini yapının yerinde yükselen bazilikanın kubbesini tamamlamak içinse Antonio Polo görevlendirilmiş. Latin Bölgesi’nde yer alan Neo-Olağan stilli dini yapıyı tamamlayansa 1784’te Francisco Sabatini olmuş.
José Marcelo Contreras’ın kubbenin altını kaplayan çalışması en güzel kısmı olarak gösterilen yapıda 17. ila 19. yüzyıllar arasındaki döneme ait tablolar sergileniyor.
Adres: C/ San Buenaventura, 1, 28005 MadridZiyaret Saatleri: 10.30-18.00Ücret: 3 Euro
19. Casa de Campo

1,722 hektarlık alanı içerisinde misafir etme parkı, hayvanat bahçesi gibi bölümler yer alan Casa de Campo, cumhuriyetin ikinci defa bildiri edilmesinin ardından 1931’de halka açılana kadar kraliyet ailesi tarafından avcılık ve tarım faaliyetleri için kullanılmış.
Günümüzde kentin en kayda değer yeşil alanlarından biri olarak gösterilen büyük kasaba merkezi yakınındaki park, lokal ahali tarafından dinlenmek ve eğlenmek için sıkça ziyaret ediliyor. Sivil savaş döneminde çok sert çatışmaların yaşandığı ve bombardımanlar ardından yıkılan tarihi binalar yerine askeri yapıların inşa edildiği alanda vakit geçirirken Venta de Batán’a giderseniz, Las Ventas’taki karşılaşmalarda kullanılan boğaları görebilirsiniz. Burada vakit geçirdikten sonraysa teleferiğe binip Manzanares Nehri’nin karşı yakasındaki Parque del Oeste’ye geçebilirsiniz.
Adres: Paseo Puerta del Angel, 1, 28011 Madrid
20. Atocha Tren İstasyonu

Madrid gezilecek yerler listesinde sizlere anlatacağım son yer ise Puerta del Sol ile arasında yürüme mesafesi olan Atocha Tren İstasyonu. Madrid’in belli başlı tren garı konumundaki yapının yeni terminal binası Barselona, Sevilla, Malaga gibi kentlere ulaşım sağlayan yüksek süratli tren seferleri için kullanılırken, eski terminal banliyölere işleyen demir yolu araçlarını ağırlıyor. 1851’de Madrid’i Aranjuez’e bağlayan hattın açılmasının gerisinde ahşaptan bir platform olarak yapı edilen ve 1865 ile 1982 yıllarında genişletilen istasyonun en cazibeli kısmıysa 400 ayrı türden 7.000’in üstünde bitki türüne ev sahipliği yapan botanik bahçe oluşturuyor.
Adres: Glorieta Emperador Carlos V, s/n, 28045 MadridZiyaret Saatleri: 05.00-01.00
Madrid Gezilecek Yerler Haritası
Madrid gezilecek yerler yazısı her tarafında tanıttığım tüm yerlerin konumlarını üst haritada bulabilirsiniz. Madrid gezilecek yerler haritasını büyütmek için görsele tıklayabilirsiniz.
Madrid’de gezerken yer bulgu sorununu tamamen ortadan kaldırmak namına, Google Maps yoluyla Madrid gezilecek yerler yazısı baştan başa tanıttığım yerlerin konumunu bildiren bir harita hazırladım. Dilerseniz bu haritayı seyahatiniz sırasında Google Maps’te açarak yönünüzü bulmak için kullanabilirsiniz. Haritayı Google Maps’te başlamak için tıklayın…
Madrid’de nerede kalınır?
Şehrin tam merkezinde, Sol Meydanı’nın ara sokağında bulunan 4 yıldızlı Eurostars Casa de la Lírica, Madrid seyahatinizde konaklayabileceğiniz hoş bir otel. Tesisi tahlil etmek için tıklayın.
İspanya’nın başkenti olan Madrid konaklama konusunda sıkıntısız bir yer. Şehir genelinde çok gelişmiş bir metro ağı var. Eğer konaklama yapacağınız otelinizi metro duraklarına hatta metro hatlarının kesişim duraklarından birine yakın bir konumdan seçerseniz gezi boyunca gizli ederseniz. başkaca şehrin en hareketli ve manâlı noktası Puerto del Sol Meydanı. Bu bölgeye yakın Gran Via Caddesi ise bir diğer önemli nokta. Şehirde otel fiyatları ise diğer turistik yerlere nazaran biraz daha idareli.
Otel tavsiyesine gelecek olursak; ben son Madrid seyahatimde Sol Meydanı’nın hemen arka sokağında yer alan 4 yıldızlı Eurostars Casa de la Lírica adlı otelde konakladım ve çok hoşnut kaldım. Eğer siz de seyahatinizde merkezi bir konumda, hoş imkanlarla diğer taraftan benzerlerine nazaran idareli bir otelde kalmak isterseniz bu otele mutlaka göz atın derim. Oteli çözümlemek için tıklayın.
Bu tesis dıştan, 3 yıldızlı One Shot Prado 23 ile II Castillas Madrid, 4 yıldızlı Hotel Liabeny ve Catalonia Plaza Mayor ve 5 yıldızlı Hotel Urban, şehirdeki popüler tesislerden bazıları. Madrid’de konaklama konusunda genel bilgileri ve tüm otel tavsiyelerimi Madrid’de nerede kalınır? başlıklı yazımda okuyabilirsiniz.

Madrid gezilecek yerler içeriği baştan başa İspanya’nın başkenti Madrid’de gezip görülecek en manâlı yerler hakkında dağıtılmış bilgiler paylaşmaya çalıştım. Umarım bu yazı Madrid seyahatiniz öncesinde sizler için yararlı bir kaynak olmuştur. Şimdiden iyi tatiller!
Madrid Gezilecek Yerler Videosu